30 Ocak 2008 Çarşamba

Yoğun Gündem

1 yorum - Görüşünüzü belirtin!

Geride bıraktığımız günlerde etrafımdaki yoğunluk nedeniyle pek fazla yazı yazamadım, hatta hiç yazamadım. Bir ara artık blogu bırakmayı düşünsem de vazgeçemedim, çünkü yazmak istediklerim vardı, söylemek istediklerim. Ve her zaman da olacak galiba. Bu nedenle devam ediyorum bloga.

Gündem yine yoğun tabi. Ülke medyası tamamen MHP ile anlaşan hükümetin üniversitelerde türbanı serbest bırakmak için yapılacak olan anayasa değişikliğine odaklanmış durumda. Yaklaşık 3 haftadır bu konuya ağırlık veriliyor ülkemizde. Peki ya diğer ülkelerde ne tartışılıyor dersiniz?

Bazı Ülkeler

Mümtaz Soysal’ın Pazartesi günkü yazısında dile getirdiği üzere dış basın da yine kendi ülkelerinin sorunları ile boğuşuyor, Yunanistan’da ağırlıklı olarak Karamanlis’in Türkiye ziyareti tartışılıyor. Biz, türban tartışmalarından başımızı kaldırıp yapılan ziyareti tartışmadık bile, oysaki iki ülkenin birbirine yakınlaşması söz konusu olunca ilk önce mevcut sorunların çözümünün ne olacağı akla gelmeli. Mesela Patrikhanenin durumu ileride ne olacak, ruhban okulu açılacak mı, Yunan başbakanının ziyaretinde bunlar konuşuldu mu, hangi yönde mesajlar verildi? Bu konular medyamızda yer almadı bile. Dışişleri bakanının şu sözleri iyi değerlendirilmeli: “Uzun vadeli baktığımızda, Türkiye’nin ve İstanbul’un pozisyonunu dikkate aldığımızda, belki bizim de biraz daha farklı bakmamızı, bu konuları tabu olarak düşünmememizi getirecek bir konu.Türkiye’ye neler güç katar, gücünden neler bazı şeyleri götürür, bunu çok dikkatli hesap etmek gerekir.

İtalya ise Hükümet bunalımıyla uğraşmakta. Romano Prodi’nin 5 oy farkla düşürülmüş olması italyan medyasını meşgul ediyor. Fransa medyası küresel ekonomik bunalımı manşetlerine taşıyor. İngiltere ise terörle mücadele yasasını tartışıyor, gözaltı süresi 42 güne çıkarılırken polise ayrılan ödeneğin arttırılması söz konusu. Amerikan medyası ise zaten tüm dünyayı etkilemiş olan ekonomik sıkıntıyı irdeliyor.

Biz ise türbanı konuşuyoruz, tartışıyoruz. Bundan önce de zaten anayasa değişikliğini tartışıyorduk, yine mevcut hükümetin icraatlarının Cumhuriyet’i ve laik düzeni hedef aldığını söylüyordu ana muhalefet lideri, halen de öyle. Kısır bir döngü çerisinde benzer şeyleri söylüyoruz, halbuki türban için planlanan değişiklikle ileride ne olabileceğini konuşamıyoruz. Başını örten bir kız üniversiteden mezun olduktan sonra ne olacak, nerede, hangi koşullarda çalışacak bunlar konuşulmuyor, tartışılmıyor.

Velhasıl biz yine kendi yağımızda kavruluyoruz, bir dönemin bize armağan ettiği bir sorunla boğuşuyoruz.




Benzer Yazılar



Eklentiyi Hazırlayan: Hoctro | Jack Book


:Bu yazıyı eposta ile arkadaşınıza gönder!

 
Adsız dedi ki...

az önceki yorumum çıkmadı.... neden acaba???

Yorumları görmek veya eklemek için mause'u bu yazının üzerine getirin!!!