Uzun zamandır Rusya uluslar arası alanda kendisinden söz ettirmeyi başarıyor ve yaptığı her hamle, attığı her adım soğuk savaşın başlangıcı olarak lanse ediliyor. Bazı yorumlarda ise, "ve Rusya soğuk savaşı başlattı..." deniyor. Resmi anlamda bir soğuk savaş başlamış olmasa bile, böyle bir gerginliğin söz konusu olduğu kesin.
Putin, ilk net çıkışını geçtiğimiz aylarda Münih'de gerçekleşen güvenlik konferansında dile getirmişti. ABD'nin dünyada izlemiş olduğu tek taraflı politikaların "güvenliği" tehdit ettiğini söyledi. Bu konuda kesinlikle haklıydı Rusya, ABD dünya güvenliğini tehdit ediyordu ama bunu Rusya'nın dile getirmiş olması, özellikle Avrupa'da büyük yankıya neden oldu, soğuk savaş döneminde bir tehdit olan Rusya'nın dünyada şu anda var olan tek kutupluluğu sona erdirme isteği, yeni bir soğuk savaşa neden olabilirdi.
Rusya'nın bu güvenlik zirvesindeki çıkışını, kendini koruma gayesinde olduğunu söyleyebiliriz, bunu ortaya koyacak pek çok sebep var.
ABD ile Sovyetler Birliği arasında 1972 yılında imzalanan Antibalistik Füze Anlaşması (ABM) iki kutup arasında dengeyi sağlayan unsurlardan bir tanesiydi. Bu anlaşma SSCB ve ABD'ye yalnızca başkentleri etrafında füzesavarlara sahip olma hakkı tanımaktaydı ve imzalandığı zamanda iki tarafta da artmakta olan endişeleri biraz olsun azaltmayı başarmıştı. Ancak 2001 yılında ABD aldığı karar iel bu anlaşmadan çekildiğini duyurdu. Anlaşmadan çekilmekle kalmayıp Kaliforniya ve Alaska'ya füze savunma sistemi projelerini hayata geçirdi.
ABD bu hamlenin Kore ve İran'a karşı bir savunma tedbiri olduğu açıklamasını yapsa da bunun aslında böyle olmadığı pek çok çevre tarafından dile getiriliyor. Çünkü söz konusu ülkelerin ne şimdi ne de gelecekte 5-8 bin km menzilli füzelere sahip olamayacağı hesapları, anlaşmadan çekilme nedeni olarak Rusya-ABD arasında kurulan stratejik dengenin Rusya alehine bozulması amacını ön plana çıkartıyor.
ABD füze savunma sistemlerini yalnızca kendi topraklarına yerleştirmekle kalmadı ayrıca Polonya ve Çek cumhuriyeti'ne konuşlandırmak istediği "Avrupa Füzesavar Savunma Sistemi" Rusya'yı "kuşatılmışlık" hissine iten bir başka olgu. Yine bu sistemin gerekliliği olarak öne sürülen sebep ise Kore ve İran. Ancak Rusya için bu pek de geçerli bir sebep değil, zira buna verdiği tepki; "bu füzesavar sistemleri İran'a karşı ise neden bunları Türkiye ve kafkaslara yerleştirmiyorsunuz?"
Böylesine büyük bir çekişme alanında Türkiye'nin adının (füze kalkanı için düşünülen ülke olarak) geçmesi rahatsızlık verici ancak Rusya'nın bu füze kalkanı projesinden çıkardığı sonucun "Bize karşı düşmanca emelleriniz var!" olduğu kesin. Çünkü yerleştirilen savunma sistemi, yapılacak değişikliklerle saldırı bataryası olarak kullanılabilir. Bu ihtimalin bulunması Rusya'yı oldukça tedirgin ediyor.
ABD'nin radar sistemlerini konuşlandırmada yaptığı değişiklikler de önem taşımakta. Hawaii'de denizde konuşlandırılmış olan X dalga boyunda çalışan ve Sibirya'nın büyük bir kısmıyla Çin'i kontrol eden çok gelişmiş radar sistemlerini Kamçatka civarına nakletmesi de Rusya'da kuşkuyla karşılanan konulardan bir diğeri.
Rusya'nın rahatsızlık duyduğu bir diğer konu ise Nato'nun eski doğu bloku ülkelerini de içine alacak şekilde genişlemesi. Gün geçtikçe Doğu Avrupa ülkelerindeki Amerikan askeri varlığı artmakta. Romanya ve Bulgaristan'da yeni ABD üslerinin kurulması, Rusya tarafında yine endişeyle karşılanıyor. Ayrıca Nato'da boş durmayıp üyelerini ve dolayısıyla etki alanını genişletmeyi sürdürüyor. Ukrayna ve Gürcistan'ın Nato üyeliklerinin gündeme gelmesi, hatta Gürcistan'ın 2009'da Nato'ya gireceğine dair açıklama yapması, Rusya tarafından bir bir yitirilen kaleler olarak yorumlanmakta.
Yaşananlar bir "kuşatma" harekatı mıdır, değil midir, bu ABD ve Rusya'ya göre değişmekte. Söz konusu durum hakkında Ali Külebi şu yorumu yapmakta: "Söz konusu kuşatmada taşların eksik olduğu yer, ABD için son derece stratejik önem arz eden Hazar çevresi. Bu noktada İran İslam Cumhuriyeti de en önemli eksik taş. İran'ı bir şekilde ele geçirmek isteyen ABD'ye karşı Rusya'nın da artık giderek kuşatma sendromu ile ABD'ye sert tepkiler vermesi doğal görülüyor."
(devam edecek)
Devamını Oku>>
Etiketler:
abd,
rusya
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)